16 Ekim 2020 Cuma

NBA'de Serbest Kalacak En Önemli 10 Oyuncu!


 

2019/ 2020 sezonu sona erdi. Lakers 10 yıl sonra LeBron James ve Anthony Davis ile şampiyonluğa ulaştı. Takımlar 2020-21 sezonu için hazırlıklara başladı. Henüz net olmasa da ocak ayına dek sezonun durumu netlik kazanacak. NBA Yönetimi sezon başlangıcını 18 Ocak 2021 olarak ayarlamayı planlıyor. Öncesinde bir açıklama ile başlayalım ki kafalar karışmasın: Sınırlı serbest oyuncu, bulunduğu takımın ilk ayrıcalık hakkına sahip olduğu oyuncudur, oyuncunun istediği takımla imzalamasına rağmen, bulunduğu takımın bu anlaşmayı karşılayıp oyuncuyu takımda tutma hakkı olduğu anlamına gelir.



10 Danilo Galinari

Neredeyse All Star olma sınırında bir uluslararası oyuncu. Clippers’ta 20 sayı ortalamalı sezonunun ardından Thunder’a takas oldu ve Playoff yapması beklenmeyen bir durumdalarken herkesi şaşırttılar. Galinari de iyi bir sezon geçirdi. Maç başına 3 isabetle  %40 üçlük 18.7 sayı ortalamasıyla oynadı. Hiçbir zaman iyi bir savunmacı olmadı ama 2.08 boyunda olması sebebiyle uzun forvet pozisyonunda her takım için sabit şutör olarak iyi iş yapar. Dış şutu problemli takımlar için biçilmiş kaftan. Üçlük tehdidiyle alan açmada çok değerli. Galinari sınırsız serbest konumunda.

 

9 Davis Bertans

Galinari için söylediklerimin aynılarını söyleyebilirim. Wizards ile hedefsiz bir sezonda gayet iyi performans gösterdi. Maç başına 3.7 %42 üç sayı isabeti ile ligin en iyi keskin nişancılarından biri. Diğer alanlarda katkısı sınırlı olsa da üçlük tehdidiyle her an sahada görev almaya hazır bir profil.

Yıllık 7 milyon gibi gayet düşük bir kontratı var ve sınırsız serbest konumunda.

 

8 Goran Dragic

Bu sezon final oynaması neredeyse herkese sürpriz olan Miami Heat’in hücum lideri. Bu sezon benchten gelmesine rağmen 16 sayı ve 5 asist ortalamarıyla oynadı. 2017 EuroBasket’te MVP

2018’de NBA All Star seçildi. Finalin ilk maçında sakatlık yaşamasa farklı bir senaryo bile olabilirdi.

34 yaşında olduğunu ve kronik diz sakatlığı olduğunu düşünürsek takımlar şüpheyle yaklaşacaklardır. Miami’de kalacağını düşünüyorum. 19 milyon dolarlık bir kontratı var ve sınırsız serbest konumda.

 

7 Bogdan Bogdanovic

Fenerbahçe’de neler yaptığını anlatmamıza gerek yok. NBA’de de Önemli bir dış skorer olabileceğini kanıtladı. Geçtiğimiz sezon maç başına 2.7 isabetle %37 üç sayı ile 15 sayı ortalama tutturdu. Kings biraz istikrarlı bir takım olsaydı farklı şeyler konuşuyor olabilirdik. 8 milyon gibi gayet uygun bir kontratı var ve ‘’sınırlı serbest’’ konumunda. Bu demek oluyor ki Kings kontratı karşılarsa devam edecek. Ancak şu an pekçok takımın isteyeceği bir dış oyuncu!

 

6 Gordon Hayward

Celtics playofflarda ondan sadece 5 maçta yararlanabildi. Bu sezon 17 sayı 6.7 ribaund 4 asist ortalamarlıyla oynadı. Yaşadığı ağır sakatlığa kadar bilinen en atletik beyazlardan biriydi. Oyun stilinde belirgin bir değişime gitti ve hala seçkin bir oyuncu. Serbest kalmak onun isteğine bağlı ancak takım kimyası içinde önemli bir yerde ve Brad Stevens ile köklü bir ilişkisi var. Ayrıca 34 milyon dolar gibi de ufak bir ayrıntı var. Tamamen duygusal.

 

5 Montrezl Harrell

 

18.6 sayı 7 ribaund ve istatistiklere ifade edemeyeceğimiz bir enerji getiriyor benchten. En iyi altıncı adam ödülünü kazandı. Clippers’ın şampiyonluk favorisi olup 2. Turda Nuggets’a elenmesi elbette büyük hayal kırıklığıydı. Koç Doc Rivers ile yollar ayrıldı. Takımda değişim sinyalleri var. Harrell’ın da talibi çok. 6 milyon dolarlık bedavadan ucuz diyebileceğimiz bir kontrata sahip.

 

 

4 Fred VanVleet

2 sene kaydettiği aşamayı özetlemek pek mümkün değil. NBA’de draft edilmeden kendini kanıtlayan ve 2019’da NBA şampiyonluğuna uzanan bir yıldız. Leonard’ın Clippers’a gidişen sonra Raptors’taki rolü de büyüdü. Bu sezon 17.6 sayı 6.6 asist ortalamasıyla oynadı. 9.3 milyon dolarlık bir kontratı vardı. Muhtemelen Raptors elinde tutmak için çaba gösterecektir ama daha büyük bir teklif gelirse muhtemelen düşünecektir. Sınırsız serbest durumunda.

 

3 DeMar DeRozan

İyi bir sezon geçirdi. Ancak Raptors’daki kadar etkili olduğunu söylemek de güç. Üç sayı konusundaki muhafazakar tavrı onu günümüz basketbolunda sahada barındırması zor bir noktaya getiriyor. Geçen sezon 22 sayı 5.6 asist ortalamasıyla oynadı. %53 gibi iyi bir saha içi yüzdesi vardı ancak 68 maçta yalnızca 35 üçlük deneyip bunların yalnızca 9’unda isabet bulması değerini aşağı çeken bir faktör.

27.7 milyon dolarlık bir kontratı ve oyuncu opsiyonuna sahip. 2010’lu yılların önemli dış oyuncularından biri ama şut sorunu atletizmi azalmaya başladığında iyice kapatılması mümkün olmayan bir zaafa dönüşecek.

 

2 Brandon Ingram

Bu yıl Pelicans’ta geçirdiği sezon inanılmaz bir değişim yaşadı. Önceki sezonlarda maç başına 2’nin altında üç sayı denerken bu sezon 6 üç sayı denemesinde %39 isabet oranıyla oynadı. Sayı ortalamasını 18’den 23.8’e yükseltti. Ve tabii ki en çok gelişme kaydede oyunu ödülünü kazandı. KD versiyon 2 diyebiliriz onun için. Durant seviyesine gelir mi onu zaman gösterecek. Kısıtlı serbest konumunda ve 9.4 milyon gibi düşük bir kontrata sahip. Daha fazlasını vermeye hazır takımlar olacaktır. Bakalım Pelicans onu tutmayı başarabilecek mi?

 

1 Anthony Davis

Oyuncu opsiyonuna sahip AD Şampiyonluk yaşadığı Lakers'ta kalmaya sıcak bakıyor. Yakın zamanda sarı-morlarla yeniden imzalaması bekleniyor.

Listemizdeki diğer isimler ise şöyle:

Carmelo Anthony , DeMarcus Cousins, Marc Gasol, Joe Harris Dwight Howard Serge Ibaka Paul Millsap ve Marcus Morris sınırsız serbest. Andre Drummond Evan Fournier ve Mike Conley ise oyuncu opsiyonlu konumunda.

                       

Kaynaklar:

https://blogsozluk.com/baslik/sinirli-serbest-oyuncu

https://www.sportingnews.com/us/nba/news/nba-free-agents-2020-best-players-start-date/16gufa7qim6fn1egwohrjpn25m

19 Nisan 2020 Pazar

Kobe Bryant’ın ‘’Tecavüz'' Davası Hakkında

Kobe Bryant’ın ‘’Cinsel Saldırı'' Davası Hakkında Kobe’nin idolüm, kahramanım olması bir tarafa dava konusu hassas. Cinsel saldırı suçlaması. Bununla ilgili daha önde haberler ve davanın gidişatı ile ilgili doneler yayımlanmıştı. Fakat ben Roland Lazenby’nin yazdığj Kobe’nin hayatını ele alan kitaptan bölümler paylaşacağım. Diz tedavisi için gittiği Colorado’da bir otelde kalıyor. Otel görevlilerinden biri Kobe ile tanışmak için kalacağı odayı öğreniyor. Otelde birlikte bir süre vakit geçirdikten sonra beraber oluyorlar. Sonrasında kadın 911’i arıyor ve cinsel saldırıya maruz kaldığını bildiriyor. Her iki taraf da ilk ifadelerinde eksik bilgiler verdiği için dava şüphe kazanıyor. Suçlama yapıldığı andan itibaren Kobee eşi Vanessa’yı durumdan haberdar ediyor. Vanessa basın toplantılarında da eşini yalnız bırakmıyor. Spor dünyasında cinsel yaşamın karanlık noktaları var. Özellikle Los Angeles gibi bir şehirde daha da fazla. Fakat Kobe 18 yaşında NBA’e adım atmış, basketbola tutkulu bir çocuk. Takım arkadaşları ile yaş farkı, kişiliği onu yalnızlığa itiyor. Uzun zaman takımda arkadaşı olmuyor. Duygusal yönden geri kaldığını söylemek mümkün. Her şeyi paylaştığı tek kişi de eşi oluyor bir noktadan sonra. Olaya geri dönersek, saldırıya uğradığını iddia eden kişinin 3 farklı kişiyle daha cinsel ilişkiye girdiği öğreniliyor. Bu tabi davanın gidişatını değiştiriyor. Mahkeme sürecinden önce Kobe ve temsilcilerinin uzlaşma için 5 milyon teklif etmesi de aleyhinde kullanıldı. Bu teklif şüpheleri daha da arttırdı. Soruşturmada kayıt dışındayken kendi kendine söylediği ‘’Shaquille gibi yapsaydım’’ ifadesi ise Shaq ile ilişkisini daha da kötüleştirecekti. Dava süresince davacının adını kullanmama kararı alınmıştı. Fakat Kobe’nin avukatı kadının adını sürekli bilerek zikrediyor, sonrasında da özür diliyordu. Bu tabi ki etik dışı bir durumdu. Dava sürecinde sponsorluklar askıya alındı. Fakat bir sezon önce aniden Adidas ile bağını koparan Kobe 2 yıl ayakkabı anlaşması yapmadı. Adidasla feshetmeden önce Nike ile anlaşmıştı fakat 2005’e kadar ürün çıkarmadılar. Cinsel saldırı suçlamalarına karşın taraftar yanındaydı ve bu baskıya rağmen iyi performans gösteriyordu. Takım arkadaşları da bu zorlu süreçte ona destek oluyordu. Shaq hariç! Çünkü onun hakkında söylediği şey Shaq’ı zor durumda bırakmıştı. Ceza davası eylül 2005’te görülecekti ancak davacının ifade vermeyeceği açıklandı. Davacı ve Kobe arasındaki olay da burada nihayete ermiş oldu. Fakat bir de kamu davası olacaktı...
Bu dava Kobe'nin hayatında karanlık bir sayfa olacaktı. O gün neler yaşandığını bilemeyeceğiz. İki tarafın da başta eksik bilgi vermesi davayı derinleştirdi. Basketbol tarihinin en önemli figürlerinden birini 'tecavüzcü' olarak yaftalamak ise haksızlık. Maalesef Socrates dergisinin mart sayısında da bu konu yoğun şekilde işlenmiş. Fakat özellikle İnan Özdemir'in yazısında bence yanlı bir tavır vardı. Ocak ayında kaybettiğimiz ve benim gibi milyonlarca insana ilham vermiş bir sporcuyu anacak konu mu kalmadı bu konu işlendi bilemiyorum.



5 Kasım 2019 Salı

Mekanın Sahibi Geri Geldi! #LakeShow


Lakers Anthony Davis takasından sonra uzun yıllardır olmadığı kadar umutlu. LeBron James’in de geçen yılki sakatlık sorunlarını atlatmış, lige hazır bir şekilde girmesi Lakers taraftarını mutlu ediyor. Yaz aylarının başında Kawhi Leonard’ı da takıma katmak için epey çaba sarf ettiler fakat Kawhi’ın belki de olası rakibin elini zayıflatmak adına uyguladığı bir oyalama taktiğiydi bu. Çünkü Kawhi’yı takıma katmaya uğraşırken LAKERS epey önemli oyuncuyu pas geçmek zorunda kalmıştı. Fakat buna rağmen geçen sezon yapılanmasının aksine LeBron JAMES’in etrafına uygun oyuncuları kurgulamayı başardılar. Hem dış şut tehdidiyle hem savunmasıyla öne çıkan Danny Green, Avery Bradley gibi önemli rol oyuncuları, Jured Dudley gibi tecrübeli bir forvet, Troy Daniels ve Quin Cook gibi keskin nişancılar eklediler takıma. Anthony Davis’in esasında günümüz oyununda pivot pozisyonu oynaması ideal senaryodur fakat o ince işleri yapmayı ve itiş kakıştan uzak durmayı tercih ediyor. Bu yüzden Jevale Mcgee’nin yanına Demarcus Cousins hamlesi geldi. Warriors’da uzun süren sakatlığının ardından çok az süre almış ve eski halini aratır bir durumdaydı. Ancak Davis ile yan yana oynamış bir oyuncuydu. Fakat sezonu kapadı. Hemen onun boşluğunu doldurmak üzere isimler yazıldı. 2008-12 arasında NBA’in en iyi 5 oyuncusundan biri olduğunu söyleyebileceğimiz bir yıldız… Lakers’ın ligin en iyi uzununa sahip olma geleneğini 2012’de devam ettirdiği bir transferdi. Dwight Howard. O sezon beklentiler düşünüldüğünde dev bir hayal kırıklığıydı. Özellikle Dwight Howard için.

 O hayal kırıklığının ardından Rockets’ın yolunu tutmuştu Howard ve belki de kariyerinin son zirve performansını da Rockets’taki ilk sezonunda gösterdi. Son kez All Star seçildi. Rockets’tan sonra Atlanta, Charlotte, Washginton’da birer sezon oynadı ve halihazırda istenmeyen adam konumundaydı. Soyunma odasında da takım kimyası için pek de uyumlu olmayan bir karakter olduğuyla ilgili yorumlar vardı. Fakat piyasadaki muadilleri yerine Lakers 2. bir şans verdi Dwight Howard’a. Ve şu ana dek hiç fena olmayan bir performans gösterdi. 2012’de ligin en iyi uzunu olarak geldiği Lakers’tan koşarak kaçmış ve her Los Angeles’a geldiğinde olumsuz karşılanmıştı. Bu gelişinde ise kanıtlaması gereken şeyler olduğunun farkında görünüyor. Spurs karşısında ligin en iyi uzunu olduğu dönemden sekanslar gösterdi Dwight. 



2014’te LeBron’lu Heat’e karşı ve geçen sezon şampiyon olan Danny Green takımın en güvenilir ellerinden biri. Görevini layıkıyla yerine getiriyor. Şu ana dek isteneni hiç veremeyen tek isim Caldwell-Pope. Felaket şut atıyor ve yapması beklenilen tek şey de zaten bu.
Anthony Davis şu an 28.5 sayı 11.5 ribaund 3 blok ortalamayla oynuyor. Memphis karşısında 30 dakikada 40 sayı 20 ribaund yaptı. 26/27 serbest atış kullandı ki bu onun ne kadar agresif ve konsantre olduğunun delili.

Kyle Kuzma A.B.D. Milli Takım kampından beri sakattı. Hazırlık dönemini kaçırdı ve henüz 2 maçta kısıtlı sürelerde yer aldı. Kendini bulması zaman alacaktır, bu takım için çok önemli bir oyuncu.
Lakers bu sabah oynanan Chicago Bulls maçıyla beraber 2010-11 sezonundan beri en iyi başlangıcını yaptı. Hala oturmayan şeyler var. Hücumda LeBron dışında top yönlendirici yok ve bu aslında LeBron takımlarının kimliği oldu yıllardır. Fakat geçen sezonun aksine şu an Lakers savunma verimliliğinde ligin zirvesinde! https://www.teamrankings.com/nba/stat/defensive-efficiency
Bulls maçında LeBron James 15 sayı gerideyken takımı maça ortak etti ve son çeyrekteki müthiş seri ile Lakers 118-112 kazandı. Maçın geri dönüşünde Alex Caruso ve Dwight Howard’ın katkılarını eklemek gerekir. LeBron James 30 sayı 10 ribaund 10 asist yaparak Magic Johnson’dan beri 3 maç üst üste triple double yapan ilk Lakers oyuncusu oldu. 17. sezonundaki Kral hala ligin en iyi oyuncusu olma iddiasını sürdürüyor.
Şu an ligde çok fazla iddialı takım var ve Golden State bunlardan biri değil. Bu tabloyu uzun zamandır görmemiştik. Warriors basketbolu çok ileri bir noktaya taşıdı. Fakat Kevin Durant’i aldıkları noktada gerçekten sporun doğasına aykırı bir vaziyet ortaya çıkmıştı. Rekabeti öldürmüşlerdi. Bu sezon şampiyonluk adayı pek çok takım var ve Lakers Playoff’a hasret kaldığı 6 yılın ardından şampiyonluğun iddialı takımlarından biri. Şu an Lakers’ı uzun zamandır olmadığı kadar motive görüyorum bakalım lig ilerledikçe dengeler değişecek mi?

14 Şubat 2019 Perşembe

Michael Jordan’ın 12 Numarayla Sahaya Çıktığı Maç!


29 yıl önce bugün 14 Şubat 1990 Chicago Bulls 6 maçlık deplasman turunun son maçındaydı ve Orlando'ya konuk olmuştu. Michael Jordan’ın 23 numaralı forması maç öncesi soyunma odasında kayboldu. Maç öncesi hummalı bir arama yapıldı ama sonuç alınamadı. Michael Jordan izleyicilerin giydiği bir formayı denedi ama üzerine olmadı.‬ ‪En sonunda 12 numaralı isimsiz yedek formayı giydi. MJ bu forma ile 49 sayı attı!
Hikayenin geri kalanı için videoyu izleyebilirsiniz iyi seyirler...
https://youtu.be/cgciTkgqUA8

30 Ocak 2019 Çarşamba

Giannis Antetokounmpo Bir Sezonda En Çok Smaç



Milwaukee Bucks geçen sezonun ilk 49 maçında 30 galibiyet almıştı, bu sezon ise sezonun ilk 49  maçında 36 galibiyet 13 mağlubiyetle NBA 1.si konumunda. Çehrelerini değiştiren bir takas mı yaptılar? Hayır. Mike Budenholzer'la bu takımın potansiyellerini görme fırsatımız oldu. Giannis'in NBA'in en önemli 4-5 oyuncusundan biri olacağını hepimiz tahmin ediyorduk ama bu sezon sergilediği baskın oyun bize boyalı alanı domine eden birini hatırlatıyor.


Smaç bu oyunun en güzel renklerinden biri. Görkemli bir smaç maçın gidişatını değiştirebilir, takımın motivasyonunu yükseltebilir ve izleyiciyi de görsel anlamda en çok tatmin eden ögedir.

Basketbolda bilinen ilk smaç Bob Kurland tarafından gerçekleştirildi.

Bob Kurland smaç yapmaya başladığında bunun yüksek isabet yüzdeli bir şuttan fazlası olduğunu düşünmemişti. Ondan sonra basketbolda işler çok değişti...







https://www.kansascity.com/sports/spt-columns-blogs/campus-corner/article328546/Bob-Kurland-credited-as-first-player-to-dunk-in-a-basketball-game-dies-at-88.html



Spor insanın sınırlarını zorlayan ve evrimini hızlandıran bir şey. Ancak bu oyunun gerektirdiği fiziksel hareketler (uzanma-sıçrama vb.) sporcuları daha önce görülmemiş formlara getirdi.


İlk NBA maçı Toronto ve New York arasında 1946'da oynandığında o günkü oyuncuların fiziksel anlamda izleyicilerden pek de farkı yoktu.10 yıllar geçtikçe fiziksel avantajlarıyla diğerlerine üstünlük kuran yıldızlar ortaya çıktı.
Her 10 yılda oyunculardan beklenen nitelikler artıyor ve fiziksel üstünlükleri onları diğerlerinin önüne koyuyor.


Yazımın merkezinde yer alan Giannis Antetokounmpo da bunun en somut örneği.

NBA'in ilk dominant uzunu Geroge Mikan ve arkasından gelen Bill Russell, Wilt Chamberlain, Kareem Abdul-Jabbar, Hakeem Olajuwon ve modern dönemlerin en baskın figürü Shaquille O'Neal. Hepsi döneminde oynadığı diğer oyunculara karşı fiziksel üstünlük kurmuştu. Giannis şu an tüm bu isimlerden farklı fiziksel üstünlükleriyle fark yaratıyor.

Giannis'in Farkı

2.11 boyunda ve onu herkesten ayıran 2.21'lik kulaç uzunluğuna sahip! Bu sezon ise bambaşka oynuyor, takımını NBA 1.'liğine taşıyan Giannis'in daha önce boyalı alanı domine eden oyunculardan en önemli farkı çoğu zaman yüzü dönük oynaması!  Bu sezon Giannis'in kariyerinde maç başına en çok smaç yaptığı sezon. Maç başına 3.7 smaç yapıyor ve şu anda oynadığı 46 maçta toplamda 174 smacı bulunuyor. Önündeki tek isim 51 maç oynayıp 185 smaç yapan Rudy Gobert.

                                     https://www.cbssports.com/nba/stats/dunk-o-meter

Giannis'in kariyerinde en çok smaç yaptığı sezon 2016/17 sezonunda 194 smaç'tı.Şu an maç başına ortalamada o sezondan 1 smaç fazla yapıyor ve yeni bir NBA rekorunu kırmaya aday.

Smaç 2000-01'den itibaren NBA'de istatistik olarak kaydedilmeye başlanmıştı. Bu istatistiğin kaydedilmeye başlandığı sezon Shaquille O'Neal NBA tarihinin en baskın sezonlarından birini yaşıyordu ve onun boyalı alanda kurduğu hegemonyayı en iyi anlatan şey maç başına 3,76 smaç oranıydı. O sezon Shaq 67 maçta 252 smaç yapmıştı!


Bir sezonda yapılan en çok smaç sayısı ise 269 ile Dwight Howard'a ait! 

(maç başına 3,28 ) 








Giannis Antetokounmpo mevcut maç başı smaç oranını sürdürürse bir sezonda en çok smaç yapan oyuncu konumuna yükselecek! (Tahmini 300 smaç)


Harden'ın son bir aydaki olağandışı performansı dengeleri değiştirse de Olimpos'un yeni tanrısı Giannis MVP için hala favori konumunda! Kısa forvet olarak başladığı NBA kariyerinde şu an her iki çember altında da korkulan bir figür haline geldi. 26.5 sayı 12.6 ribaund 6 asist 1.4 top çalma 1.4 blok ortalamalarıyla oynuyor. Hala şutu riske edilebilir durumda ve savunmalar onu şutunu riske ederek durdurabiliyor. Ancak açık alanda öyle bir uzunluk ve yön değiştirme avantajı var ki rakipler karşılık veremiyor. Boyalı alanda en çok sayı bulan oyunculardan biri. Çember altındaki bitiricilik tehdidi ona yapılan önlemleri arttırıyor. Giannis de yayın gerisinden iyi şut atan takım arkadaşlarını besleyebileceği fırsatlar yaratıyor. Takımın 1 numaralı adamı maç başına 2.5 üçlük deneyip %20 ile isabet buluyor olsa da Bucks şu an NBA'de en çok üçlük deneyen ve en çok üçlük isabeti bulan 2. takımı (13.2 isabet - 37.7 deneme). Bu tehdidin en önemli sebebi Giannis'in boyalı alandaki varlığı!

Bakalım Olimpos'un yeni efendisi sezon sonunda kaç smaç yapmış olacak ve takımını nereye kadar taşıyabilecek...









10 Ağustos 2018 Cuma

Kobe Bryant'ın İstanbul'a Geldiği Gün (2011)

Lakers ve NBA tarihnin en büyük basketbolcularından Kobe Bryant 2011 yılında NBA'de lokavt yaşandığında Nike firmasıyla İstanbul'u ziyaret etmişti. Benim basketbolu sevmemde en büyük paya sahip oyuncuydu. Kahramanımı yaşadığım şehirde göreceğim için çok heyecanlıydım. Üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen anılarım taze kaldı. O gün onu görmek için Caddebostana gelen yüzlerce insan gibi o anları kayıt altına almıştım. Biz onu Caddebostan'da gördükten sonra Bryant Taksim'e oradan da yine Nike'ın düzenlediği bir etkinliğe gitmişti. Akşam ise Türk Telekom Arena'da Galatasaray'ın idmanına misafir oldu. NBA tarihinin en çok sayı atan 3. oyuncusu, bir forma altında 20 yıl geçiren efsane ismin İstanbul'daki tüm gününü videomda topladım. İyi seyirler...

3 Haziran 2018 Pazar

Bu kez Curry farkıyla! 2-0 oldu!

Cleveland Cavaliers ve Golden State Warriors. Son yılların yükselen rekabeti. 2015'ten bu yana finallere ambargo koydular ve 4 final üst üste karşılaştılar. Bu kez farklı olansa Stephen Curry'nin ilk kez Final MVP'liğine göz diken performansı. 2015'te Warriors mutlu sona ulaşırken sürpriz bir şekilde Iguodala Final MVP'si olmuştu. 2016'da 3-1 öne geçtikleri seriyi LeBron James'e kaptıran Curry ve arkadaşları 2017'de  Durant'in de gelişiyle ezici bir üstünlükle kazanmıştı. 2017'de de Durant Final MVP'liğini kucaklamıştı. Bu kez ise Stephen Curry ilk iki maçta Warriors adına en iyisiydi. İlk maçta Finaller tarihinin en iyi performanslarından birine imza atan LeBron James 51 sayı 8 ribaund ve 8 asist yapmış ancak JR Smith'in normal sürenin sonundaki dramatik hatasıyla maçı uzatmada kaybetmişlerdi.


2. maçta çok daha farkındalıkla başlayan Cavs'te özellikle George Hill çok istekliydi ve üst üste isabetlerle başladı. İlk maçta çok şut kaçıran ve vasat bir görüntü sergileyen Durant bu maçta 6'da 6 ile başladı. İlk çeyrekte özellikle boyalı alandan 22 sayı bulan Warriors istediği oyunu dikte ettiriyordu. İlk maçta olduğu gibi yine hakem hataları Cavs'in ve LeBron'un canını sıktı. Cavs ne zaman ritim bulsa ve farkı indirse devreye giren Shaun Livingston ve JaVale McGee Warriors'ı öne taşıdı. İlk maçta JR Smith'le çarpışmasıyla ayak bileğinden sakatlanan Klay Thompson'ın sahada olma tercihi Warriors adına çok kritikti. Sakatlığına rağmen saha içinde çok rahat ve istikrarlıydı. Maç boyu fark çift hanelerle devam ettiği için Lue LeBron James'i bir an olsun dinlendirme riskini göze alamadı ve maçın bitimine 4 dakika kalana dek oyunda tuttu. Cavs son çeyreğe dek direnmeye çabaladı. Ancak maçın bitmesine birkaç dakika kala Curry'nin üst üste kalp kıran üçlüklerine boyun eğdi ve Warriors 122-103 kazanarak seride 2-0 öne geçti. Kral ilk maçtaki destansı görüntüsünden uzak olmasına rağmen 10/20 isabetle 29 sayı 9 ribaund 13 asistle oynadı. Love çeyrekten çeyreğe değişkenlik gösterdiği maçta 22 sayı 10 ribaundla oynadı. Temsilcimiz Cedi 4 dakika sahada kaldı ve 2 sayı 1 ribaund yaptı.
LeBron James NBA Finallerinde K. Abdul Jabbar'ı geride bırakıp en çok sayı bulan 2. oyuncu konumuna yükseldi!


https://twitter.com/NBA/status/1003451708066947074

10/14 isabetle oynayan Durant 26 sayı 9 ribaund 7 asistle oynadı.
 9 üçlük isabetiyle NBA Finali rekoru kıran Curry 33 sayıyla maçın adamı oldu. 
https://twitter.com/NBA/status/1003465681084583938


https://twitter.com/NBA/status/1003462279621378049
Özellikle bu üçlük Oracle Arenayı ayağa kaldırdı!

MAÇIN ÖZETİ 


5 Mayıs 2018 Cumartesi

LeBron James ve Kobe Bryant’ın Efsane Playoff Performansları

LeBron James’in Toronto Raptors karşısında 43 sayı 8 ribaund 14 asistlik efsane performansı bana 2009 Batı Yarı Finali 4. maçında Kobe Bryant’ın Utah Jazz karşısındaki performansını anımsattı. İki efsane oyuncunun efsane performanslarını derledim, iyi seyirler…


25 Nisan 2018 Çarşamba

Playoff İlk Turun En Büyük Hayal Kırıklığı Hangisi?


Harika bir normal sezonun ardından heyecanlı bir playoff dönemi izliyoruz. Özellikle batı konferansında son güne kadar sıralamaların değiştiği bir maraton yaşadık. Hatta Denver-Minnesota maçının galibinin playoff’a gireceği enfes 48 dakikaya şahit olduk.
Sakatlıklar
Sezonun henüz ilk maçında Doğu Konferansı favorisi Celtics’in yeni transferi Gordon Hayward talihsiz bir sakatlık yaşayıp sezonu kapamıştı. Spurs, Kawhi Leonard’ın oynadığı 9 maç dışında sürekli ‘yakında döneceğini’ umarak sezonu tamamladı. Muazzam bir sezon geçiren DeMarcus Cousins aşil sakatlığı, Porzingis diz sakatlığı yüzünden sezonu kapadı. Curry %100 sağlığına kavuşamadı ve birçok talihsizlik daha… Derken sezonun sonunda Kyrie Irving’in sezonu kapadığını öğrendik. Celtics herşeye rağmen savaşmaya devam ediyor. Çünkü onların en büyük süper yıldızı kenarda!
PLAYOFF İLK TUR
Playoff öncesi tahminlerimi düşündüğümde birçok beklemediğim sonuç oldu şu ana dek. Warriors Curry’siz de harika bir takım olduğunu gösterdi. Bu sezon savunmaları geçen yılların altında kalmıştı. 3 Final 2 şampiyonluğun doymuşluğu mu var üzerlerinde deniyordu. Ama Playofflarda Kawhi Leonard’dan yoksun Spurs’e karşı 5 maçta da iyi savunma yaptılar ve hazır olduklarını gösterdiler. 2. turda Curry’nin de dönmesiyle yine şampiyonluğun favorisi olacaklar. Seri öncesi tahminim 4-1 veya 4-0’dı. O kazanılan maçla beraber Tony Parker-Ginobili Playoff tarihinde en çok galibiyeti olan ikili oldular. Muhtemelen emekli olacak efsaner oyuncular en azından bir galibiyet alarak direnç göstermiş oldu.
NBA Playoffs tarihinde en çok galibiyet alan ikililer:
1. Tony Parker & Manu Ginobili – 132
2. Tim Duncan & Tony Parker – 131
3. Tim Duncan & Manu Ginobili – 126
4. Kobe Bryant & Derek Fisher – 123
5. Michael Jordan & Scottie Pippen – 117
Tüm eksiklerine rağmen Celtics tüm oyunculardan katkı alınan paylaşım basketboluyla Bucks’ın önünde. Middleton ve Antetokounmpo çok iyi bir seri geçiriyor ama geri kalanların uyumsuz ve yetersiz oluşu onları aşağı çekiyor. Bucks-Celtics tüm seriler içinde basketbol kalitesinin en düşük olduğu seri ama buna karşın tüm maçlar bizlere son dakika saniyelerde olağanüstü sahneler yaşattı.

Pacers-Cavaliers
Çalkantılı ve belirsizliklerle dolu bir sezon geçiren Cavs takasın son günü kadroyu sıfırladı ve sil baştan yaptı. Kısa vadede işe yaramış göründü ve ciddi rakiplere karşı iyi sonuçlar aldı. Buna rağmen felaket savunma yapıyorlardı. Şampiyonluk adayı bir takımın yalnızca Phoenix SUNS’tan iyi savunma yapıyor oluşu her şeyin özetiydi. Savunma verimliliğinde lig 29.suydu Cavs. Önceki sezonlarda olduğu gibi ‘Kral’ takımı motive eder ve Playoff atmosferinde ‘kazanan’ kimliğini takınırlar dedik. Pek de olmadı. Seri 2-2 ve geçen 4 maçta daha iyi olduğu görünen taraf Pacers. Bu seriyi geçecekleri anlamına gelmiyor tabi. LeBron olağanüstü kariyerinin en iyi sezonlarından birini yaşıyor. Bu yaz vereceği karardan önce Cavs’i son bir kez daha taşıyabilir. Pacers sezonun ‘Cindirella‘sı oldu. Oladipo olağanüstü bir gelişim gösterdi. Westbrook’un prangasından kurtulan Oladipo adeta kozasından çıkıp kelebeğe dönüştü. Doğuda yer aldıkları sıralamanın tesadüf olmadığını gösteriyorlar. Ve en önemlisi doğuda 8 yıldır süregelen LeBron hegamonyasına ciddi bir başkaldırı gösterdiler. LeBron yıllar içinde doğuda isyankarları çok ağır cezalandırmıştı. Ancak Pacers LeBron’un akıllarına girmesine izin vermiyor ve kendin oyununu oynuyor. Myles Turner’la eşleşme problemleri, Bogdanovic hem LeBron savunmasıyla hem dış şutlardaki başarısıyla şu an Pacers’ın Oladipo ile birlikte en önemli silahı. Kral’ın Cavs ile son bir fetih için hücum seçeneklerini arttırmak ve savunmasını yükseltmesi gerekiyor…
Trail Blazers-Pelicans
Cousins’ın sakatlığından sonra Davis yıllardır ondan beklenilenleri yapmaya başladı. Günümüz basketbolunda Davis’in 5 oynaması bir zorunluluk. Sezonun sonuna dek Gentry artık NBA’de süre almasının beklenmediği Emeka Okafor’u 5 Davis’i 4 oynattığı maçları izledik. Ancak Playoff’ta bu hatadan dönüldü ve çok kalıplı bir rakip Nurkic’e rağmen Davis müthiş bir Playoff geçiriyor. Seri öncesi tahminim 4-2 Portland’dı. Fena yanılttılar bizi. Ama bizi yanıltan Pelicans’ın onlardan beklemediğimiz iradesi miydi yoksa Portland’ın iradesizliği mi? McCollum-Lillard olağanüstü bir skor ikilisi ama en istemeyeceğiniz savunma ikilisi aynı zamanda. Buna rağmen sezon içinde boyalı alanda rakiplerini en az yüzdeyle tutan takımlardan biriydi. Lillard için felaket bir playoff’tu ama bunun en önemli sebebi Jrue Holiday’di. 2013’de All Star seçilmesi tesadüf değildi ama kendisinin ve ailesinin yaşadığı sağlık sorunları kariyerini geriye götürmüştü. Pelicans onu sahiplendi ve destek oldu. O da bu inanı boşa çıkarmadı. Portland karşısında 28 sayı 6.5 asistlik ortalamayla oynadı ve en önemlisi Lillard’ı devre dışı bıraktı. Sezonu ateş çemberindeki batıda 3. sırada bitiren Portland ilk turda elenerek  en büyük hayal kırıklığı olabilir?
OKC-JAZZ
Bir tarafta Süper yıldızını kaybetmiş Jazz (Hayward). Bir yanda artık bir şeyleri ispat etmesi gereken oyuncuların bir araya gelerek oluşturduğu OKC. Westbrook’un triple double ortalamayla oynadığı ve MVP olduğu sezonun ardından OKC hedeflerini büyüttü ve şampiyonluk adayı olması beklenen bir takım kurdu. Sezon pek de şampiyonluk adayı bir takım görüntüsünde olmadıklarını haykırıyordu. Westbrook sezon başında Paul George ve Melo’yu oyuna dahil etmek isterken kendi kimliğinin dışına çıktı ve hiç iyi sonuç vermedi. Westbrook MVP sezonu formuna döndü, Paul George iyi oynuyordu ama Melo süper yıldız günklerinden ışık yılı uzakta, sabit şutör gibi oynuyordu. NBA’in en vasat bench’ine sahipler ve buna rağmen batıyı 4. sırada bitirdiler. Seri öncesi tahminim 4-1 OKC’idi. Benim tahminlerimde mi bir sıkıntı var yoksa Portland ve Oklahoma mı çok acayip!? 🙂 3-1 gerideler ve kazandıkları maçta dahi bu seriyi alacaklarına dair bir emare göstermediler. Donovan Mitchell tarihi bir çaylak sezon performansı gösteriyor. Arkada ligin en korkutucu kalecisi, bölüm sonu canavarı Gobert, köşelerde şut fırsatı bekleyen Ingles ve kariyerinin en olgun basketbolunu oynayan Ricky Rubio! Rubio bu sezonki performansını bu Minnesota’da gösterse nasıl olurdu çok merak ediyorum… Westbrook içgüdüleriyle varolan dizginlenemez bir yaratık! Ama şampiyonuk yaşamak veya en azından o iddiada olmak istiyorsa artık biraz düşünerek oynamak zorunda. Onun kuvvetine sahip 2. bir guard yok ve hala savunmada kötü. Paul George’a sahipsin ama ona rahat pozisyon yaratamıyorsun. Carmelo desen ona verilen birkaç izolasyon hücumu dışında varlığı ile yokluğu bir. Takımda en çok çaba sarf eden ve fark yaratan oyuncu Steven Adams. Takım arkadaşlarının açıklarını kapatıyor ve sadece işini yapıyor. Onun All Star olacağını sanmıyorum ama en iyi All Star altı oyunculardan biri. OKC bir mucize yaratmazsa bu sezonun en büyük hayal kırıklığını yaşayacaklar…

18 Nisan 2018 Çarşamba

Kawhi Leonard’ın Suskunluğu

Yaklaşık 10 yıl önce Campton Kaliforniya’da araba yıkamacıda vurulan ve failleri bulunamayan Mark Leonard’ın oğlu Kawhi Leonard. Babasının ölümünün ertesi günü sahaya çıkıp 17 sayı atmıştı. Sorulduğunda ‘Basketbol benim hayatım. Sahaya çıkıp bu trajediyi unutmak istiyorum. ‘ demişti ( Halil Can Pelister’in ‘Kawhi Leonard ve Hikayesi’ yazısından). Onu nadiren gülerken görmemizin ve içine kapanık biri olmasının sebebi bu trajijk olaydır.






San Antonio Spurs’ün yıldızı Kawhi Leonard 13 Ocak 2018’den bu yana Quadriceps sakatlığı yüzünden oynamıyor. ‘ Quadriceps kası üst bacağın ön tarafında yer alan bacağın uzanma ve bükülme hareketlerini hamstringle birlikte yapan kastır’
Geçen sezon şampiyonluğun favorisi Warriors’a karşı ilk maçta büyük üstünlük sağlamışken attığı bir şut esnasında Zaza Pacuhila’nın müdahalesi sonucu sakatlanmış ve sezonu kapatmıştı. 


O sakatlıktan sonra 12 aralık 2017’de oynanan Dallas Mavericks maçıyla sahalara dönmüştü. Önlem olarak alışma sürecinde kısıtlı süreler alan ve hatta arada bazı maçlarda dinlendirilen Leonard 13 Ocaktan bu yana ‘bu maçta dönmesi bekleniyor’, ‘yakında dönecek’ beklentileriyle basketbol severleri ve spurs taraftarını ümitlendiriyordu. Ta ki artık playoff başlayana kadar. Artık onun oynamasını beklemenin Spurs’e zarar verdiğini gördük. Greg Popovoich ve Tim Duncan’la ayağa kalktığından bu yana, 20 yıldır süregelen 50+ galibiyeti şiar edinmiş bir kulüptü SPURS. Duncan’ın emeklilik kararından sonra Aldridge ve Leonard yeni Spurs çekirdeğini meydana getiriyordu. 2011’de Draft sırası karşılığında George Hill’i gözden çıkaracak kadar gelecek gördükleri Leonard bugün Spurs’ün tarihi boyunca yaşamadığı çalkantılı günlerin merkezinde. Dedikodular, spekülasyonlar her takımda yaşanır, bazı takımlarda büyür ve sorunlara dönüşür ama Spurs her daim bunları kendi içinde çözmeyi bilen takımlardan oldu. Bugün gelinen noktada ise takımın, üzerine inşa edildiği oyuncu takas dedikodularının içine girmiş durumda. Takım doktorları ‘oynayabilir’ onayını verdiği halde kenardan takım arkadaşlarına destek bile olmuyorsa bu durum insanları şüpheye sevkeder.
Röportajlarda gazetecilere pek de malzeme vermeyen koç Popovich de bu durumdan usanmış olacak ki kinayeli bir demeç verdi. Kawhi’ın oynayıp oynamayacağı ile ilgili ‘Bunu Kawhi ve ekinine sorun’ diyerek Kawhi’ın çevresindekilerden pek de haz etmediğini anlayabiliyoruz.Kawhi San Antonio’da kalmak istediğini net bir şekilde dile getirmişti ancak bu süreçte takındığı tavır adının takas dedikodularına karışmasına sebep oldu. Güçlü adaylardan biri de elinde genç oyuncular bulunan Boston. Irving-Leonard ne kadar iştah kabartıcı olsa da Spurs’ün Duncan’dan sonra yüzü olmuş Leonard’ın bunu yapmayacağını düşünmek istiyorum…

https://www.nbagunlukleri.com/category/alihan-olcar

7 Şubat 2018 Çarşamba

Neredeyse Gerçekleşecek 5 Büyük Takas!




Perşembe günü, lig genelinde yöneticiler telefonlarında olacaklar ve umutsuzca kendi kulüplerini iddialı hale getirecek veya onları gelecek için hazırlayabilecek hareketleri tamamlamaya çalışacaklar. Birçok kulüp takas zamanı sona erene dek uğraşacaklar.  NBA takas tarihi bir rekor kırdı. DeAndre Jordan veya Tyreke Evans için takas söylentileri önümüzdeki birkaç gün sezonun kalanına göre daha sessiz olabilir.


Pistons 2004'te  Rasheed Wallace'ın 'Top Yalan Söylemez' tavrını şampiyonluğa kadar sürdürdü. 2011'de Knicks Carmeloyu, Celtics Isaiah'ı evine getirdi.
Ancak her büyük takas gerçekleşmedi, tamamlanamayan bir düzinesi de var. Geçtiğimiz 10 yıl boyunca  bir avuç geçmişi değiştiren takaslar vardı ki komisyon masasına asla girmedi. (ya da bir şekilde onay almadı)


Kobe Orta Batıya


Son 20 yıldaki Lakers basketbolunu Kobe Bryant'tan ayırmak zor. Beş şampiyonluk kazandı, 18 All-Star maçı yaptı ve çoğu oyuncu hayal edebileceğinden daha fazla övgü topladı. Ancak Tinseltown'da(Hollywood) her şey hoş değildi. 2004 NBA Finalini kaybetmelerinin ardından Shaquille O'Neal'la yolların ayrılmasının ardından 3 hayal kırıklığı sezon yaşandı ve  2 sezon ilk turda elendiler.
2007'de, Bryant'ın takas talep ettiği ve Chicago'nun tercih ettiği varış noktası olduğu yönündeki söylentiler ortaya çıktı. O tarihte, Kobe, takas veto hakkı olan NBA'deki tek oyuncuydı, yani potansiyel hedefi konusunda son söz ona aitti. Şaşılacak olan bu hamlenin Pistons'ın gelecekteki Hall of Fame adaylarını gözden çıkarmasıydı. 2015 yılında Grantland Basketball Hour'da Bill Simmons'la yaptığı görüşmede Bryant, Lakers'ın Richard Hamilton, Tayshaun Prince ve çeşitli taslak seçmelerini içeren bir paket için onu Detroit'e göndereceğini kabul ettiğini hatırlattı.
Ben  Wallace bir yıl daha erken serbest kalacak ve Pistons kadrosu canlanmış olacaktı. Detroit'in Celtics'e karşı altı maç karşı karşıya kalacağı Doğu Konferansı finallerinde başarılı olabilecekleri Bryant, Chauncey Billups, Rasheed Wallace ve Antonio McDyess'in bir çekirdeğine sahip olacaktı.
Bu arada Lakers Hamilton, Prince, Lamar Odom, Andrew Bynum ve Derek Fisher'ı kapardı çünkü muhtemelen yıl içinde Pau Gasol için genç bir yapılanma için teşvik olmazdı. Aynı durum Bulls ihtimali için de geçerli. Lakers'ın Bryant karşılığında Luol Deng, Tyrus Thomas, Ben Gordon ve Joakim Noah'ı istediği ancak Deng'in kalmak istediğini söylediği öğrenildi. Sonunda hiçbiri anlaşma gerçekleşmedi.


Kevin Love için Klay


Zaten bildiklerimizle başlayalım: Golden State Warriors en iyi basketbol takımı ve Klay Thompson neden büyük bir sebeptir? 2014 yılında, Warriors on yıllardır ilk şampiyonluğunu kazanmadan önce, Splash Brothers'ın (Curry-Thompson) yarısını Kevin Love için Minnesota'ya neredeyse gönderecekti!  Warriors'ın bildirdiği üzere Timberwolves'a Thompson karşılığında Kevin Love ve Kevin Martin'i içeren bir paket sundu.
Bu  hamle Wolves'ı, Thompson merkezinde bir takımla 2000'li yılların başından bu yana ilk defa bir playoff yarışına sokacaktı.
Öte yandan Warriors, yeni koç Steve Kerr tarafından uygulanmakta olan ve 51 maç kazanan bir takımın çekirdek parçasını (Thompson), takıma tam uymaması öngörülen bir oyuncu için bozmuş olacaktı.
Golden State sahibi Joe Lacob ve GM Bob Myers takası kabul etmeye hazırdı ve Jerry West için olmasa da sahip olacaktı. West o sırada Warriors danışmanıydı ve bildirildiğine göre takasın gerçekleşmesi halinde danışmanlıktan çıkmakla tehdit ediyordu.
Jerry West'in içgüdüleri onu haklı çıkardı. Warriors, NBA Finallerine giden yolda 67 maç kazandı.
Cavaliers, Love'ı ele geçirdi. 1 numara Andrew Wiggins'i seç. Üç yıl sonra, her üç takımın da anlaşmanın fırsatı bulduğunu söylemesi güvenli. Golden State, son üç finalin ikisini kazandı. 2016'da son pozisyonda Love Stephen Curry'yi kitleyen savunmasıyla şampiyonluğa katkıda bulundu. Minnesota ise önümüzdeki yıllarda ligin üst sıralarına meydan okumak isteyen yeni üçlüsünü kurmuş oldu.
Chris Paul Lakers'a
Yıllardır süregelen komplo teorilerine ve spekülasyonlara sebep olan takas!
Aralık 2011'de birkaç saat boyunca Lakers, 10 yıldan uzun bir sürede hanedanını üçüncü kez başarıyla yeniden başlatmış gibi görünüyordu. 
New Orleans'taki yeteneklerinin zirvesinde Chris Paul'u getiren, Pau Gasol'u Rockets'a gönderen ve Kevin Martin, Luis Scola, Lamar Odom, Goran Dragic ve bir ilk tur draftı karşılığında gönderdikleri üçlü bir anlaşmayı kabul ettiler.
Bryant ile birlikte Paul ile bir araya gelen Lakers, NBA'de en iyi uzunlardan biri olmaya aday olan Andrew Bynum'la eşleştirdi. Rockets, nihayet Gasol'da can atmak istedikleri yıldıza gidecek, Kyle Lowry ve çaylak Chandler Parsons'un çekirdeğiyle Yao / T-Mac döneminden bu yana ilk defa Batı'da yarışmaya hazırlandılar.Büyük kazananlar da olsa takaslar gerçekleşmedi. David Stern'in başka fikirleri vardı. O zaman, komisyon ticareti "basketbol sebepleri" için veto etti. (David Stern o dönem NBA Başkanı sıfatının yanında New Orleans'ın da yönetimindeydi, dengeleri gözetmesi bu yüzdendi.)
Clippers sonunda Al-Farouq Aminu, Eric Gordon, Chris Kaman'ın çok daha az kazançlı bir paketini ve Hornets'e ilk turda bir seçim göndererek Paul'u aldı ve Lakers, Dwight Howard ve kariyerinin sonundaki Steve Nash için takasa başladı. Ertesi yıl, kendi büyük üçünü kurma girişiminde başarısız oldu.

Nash yıl boyunca sakatlıklarla mücadele etti ve Bryant, Howard ve baş antrenörü Mike D'Antoni, taraftarların umduğu gibi sistem yapmayı beceremedi. Lakers sakatlık sorunlarıyla dolu bir yılda playoff yarışındaydı. Kobe Bryant sezonun son bölümündeki 10 maçta ortalama 42+ dakika süre alıyordu. Warriors'a karşı Playoff sıralaması için çıkılan kritik maçta aşili koptu ve her şey mahvoldu. Sonraki 3 sezonda yalnızca 107 maçta yer aldı ve Playoff göremedi. Bu arada Chris Paul'dan önce 6 sezon Playoff yapamayan Clippers onunla beraber 6 yıl üst üste Playoff yaptı. Lakers'ın düşüşe geçtiği dönemde Staples Center'ın ve dolayısıyla Los Angeles'ın birinci takımı konumuna yükseldiler. 
Amar'e Stoudemire Cleveland'a
Danny Chau 8 yıl önce (LeBron gitmeye yakın olduğu zaman) geçen hafta hatırladığım gibi Cleveland Cavaliers, Zydrunas Ilgauskas, J.J Hickson ve draft hakkına karşılık olarak Phoenix Suns'tan Stoudemire'ı istedi. Stoudemire'ın verdiği röportaja göre takas yarı yarıya gerçekleşmek üzereydi. CBS tarafından değer verilen söylentilere göre, Ilgauskas gibi gibi bir emektar varlığı yarışa devam etmenin ve yarın da göz kulak olmanın iyi bir yolu gibi görünüyordu. Cavs için takas akıllıca değildi . LeBron Celtics'i geçip Finalde Lakers'la eşleşebilmek için en son eklenen Shaquille O'Neal'ın yanında oynaması için başka bir yıldız seçmek istiyordu. Stoudemire ve O'Neal bir önceki sezon Phoenix'te mücadele ettiyse de, Amar'e, kendisinin O'Neal ile birlikte oynadığı zamandan daha fazla sayı attığını ve daha iyi oynadığını iddia etti. Takas gerçekleşmedi, Cavs Antawn Jamison'u aldı. Amar'e Knicks'in yolunu tuttu ve LeBron James yeteneklerini güney sahillerine taşıdı...


Justise Winslow Boston’a


İşte cesur bir sınav! Danny Ainge harika iş çıkardı. 2000'li yılların sonlarında büyük bir topluluk kurdu. Rajon Rondo ile birlikte bir şampiyonluk kazanacakları büyük bir dörtlüyü elde ettiler. Sonra Celtics yaşlanan yıldızlarını bir sürü yeni yıldıza çevirdi ve Nets'i cansız bir çağa soktu. Nets Garnett-Pierce ve diğer takımlardan aldığı oyuncular karşılığında kısa süreli başarı için ilk tur haklarını gözden çıkardı ve geleceğini ipotek etti.
Sonra Isaiah Thomas'ı Kyrie Irving için takasladı.Celtics hayranları Ainge'nin yanlış yapabileceğini düşünmüyorlar. 
Celtics, şu anda Doğu Konferansı'nın üstünde oturuyor ve Ainge'nin kurnaz hareketleri sayesinde NBA'de üçüncü en iyi rekora sahip. Ancak, en büyük kumar bitiminde durum farklı olacaktı. 

Boston 2015 NBA draftında ilk tur orta sıralardan ve Duke forveti Justise Winslow'a odaklandı.  Kanatlar Jae Crowder ve Evan Turner'.dı  fakat ikisi de Celtics'in üst düzey rekabete yükselten bir parçaya benzemiyordu. 
4-8 arası seçim için takasta başarısız olduktan sonra Ainge, 9. seçimin sahibine Charlotte Hornets'a teklif etti. Kralın fidyesi: Winslow'un hazırlanması ayrıcalığı için 4 potansiyel ilk turu içeren 6 seçim. Charlotte teklifi reddetti ve Frank Kaminsky'yi seçti ve Celtics 16. sıradan Rozier'ı, 28. sıradan RJ Hunter'ı seçti. 
Ve Boston'un hangi öneriyi seçtiğini asla bilemesek de, paketinde muhtemelen Jayson Tatum ve Jaylen Brown'a dönüşen en az iki ilk tur hakkı vardı ya da zaman çizelgesinde ileri giderse Irving'e dönüştü. Ainge, draft'tan sonra gazetecilere hayal kırıklığına uğramadığını müzakerelerde  çok zorlandığını söyledi. Şimdi, neredeyse üç yıl sonra, anlaşmanın hiçbir zaman geçemeyeceğinden çok memnun olduğu güvenli bir bahis.

The Ringer  Shaker Samman'ın yazısı

1 Şubat 2018 Perşembe

Basketbol ve Çizim

NBA Günlüklerinde yazmaya başladığımda unutmuşum aslında, yazma maceram çok daha eskiye dayanıyormuş. Basketbola olan tutkum da 2006 civarları başlamıştı. Basketbol dergileri almaya başladım özellikle SLAM. Kobe Bryant'ın en coşkun zamanları. Aslında ilk aşkım değildi Kobe. Kuzenim Yağız da bir basketbolseverdi ve PS'da NBA Live oynardık. Daha ilgimin başlangıcıydı basketbola ve ilk aşkım Steve Nash'ti. Aslında onu özel kılan özelliklerinden ziyade üçlüklerine hayran olarak sevmiştim. Sonrasında Kobe sevdam başladı ve o emekli olsa da hala eski maçlarını izleyerek günlük dozumu alıyorum. Basketbolu sevme sebebimdi ve bence kimse basketbola onun kadar sevdalı değildi.

Esas konuya gelirsem basketboldan önce ben çok içine kapanık, asosyal bir çocuktum. Dışarda oynamaktan ziyade oyuncak, lego ve en önemlisi çizim yapmayı severdim. Şimdi o çizimlerimden birkaç tanesini paylaşacağım.

Milli bayrama usta pokemon eğitmeni Ash'i dahil etmem detayı :)









  EYY Bryan Singer sen kimsin ya!


   






Basketbol aşkım başladığında bu durum çizimlerime de yansımıştı. Süper kahramanların olduğu hikayelere bir anda sporcular dahil oldu.


Kobe Bryant hayranlığım ona özel bir dergi oluşturmama dönüşmüştü.


Aslında o günlerden NBA günlüğümü tutmaya başlamıştım.


24 Ocak 2018 Çarşamba

NBA'de Hiç All Star Olmamış Yıldızlar

Tartışmalı All Star seçimlerini yazmıştım. Chris Paul, Andre Drummond, Dwight Howard, Paul George, Ben Simmons, Lou Williams ve Devin Booker’ın All Star olmamaları tartışma yarattı.


NBA ROTA: 2018 NBA All Star Tartışmalı Oyuncu Seçimleri http://alihanolcar.blogspot.com/2018/01/2018-nba-all-star-tartsmal-oyuncu.html?spref=tw


Bu sezon All Star olmayan oyuncuların listesi bile göründüğü üzere kabarık. Bir de NBA tarihinde hiç All Star olmamış yıldızlar var. Sizlere onları derledim.
Lamar ODOM
7  sezon Kobe Bryant ile birlikte Lakers forması giyen en iyi 6. adam ödülünü kazanan (2011) Odom 2003-04 sezonunda Miami Heat forması giyerken 17 sayı 9.7 ribaund 4 asist ortalamasıyla oynamış ve All Star olamamıştı.


Cedric Maxwell
Celtics’li forvet 78-79 sezonunda 19 sayı 10 ribaund ortalamalarıyla mücadele etmiş ve All Star seçilememişti.
Arvydas Sabonis
EuroBasket MVP (1985)
Lega Basket All Star maçı MVP (1992)
İspanya Kupa Şampiyonu (1993)
2× İspanya ACB Lig Şampiyonu (1993, 1994)
2× İspanya Ligi Final MVP (1993, 1994)
2× İspanya Ligi MVP (1994, 1995)
EuroLeague şampiyonu (1995)
EuroLeague Final Four MVP (1995)
NBA All-Rookie First Team (1996)
EuroLeague Normal Sezon MVP (2004)
EuroLeague Top 16 MVP (2004)
Avrupanın en kariyerli oyuncularından biriyken Portland formasıyla NBA’de boy gösteren 2.21’lik pivot 97-98 sezonunda 16 sayı 10 ribaund 3 asistlik ortalamalarına rağmen All Star seçilememiştir.


Rod Strickland
18 sayı 10 ribaund 5.3 asist ortalamasına karşın 1998 All Star kadrosunda yer alamamıştı.
Mike Bibby
En azından 1 kez All Star olmuştur diye düşünebileceğimiz Bibby hiç seçilmeyen yıldızlardan. 19.6 sayı 6.8 asist ortalamalarına karşın 2005’te de All Star’ın kapısından dönenlerden biri.

Ron HARPER
Efsane Chicago Bulls Jordan-Pippen ve Kobe-Shaq’li Lakers kadrolarında Phil Jackson’ın görev verdiği Ron Harper 5 şampiyonluk kazanmış ancak hiç All Star seçilememiştir. 1989-90 sezonunda Cleveland ve Clippers formalarıyla 22.8 sayı, 5.9 ribaund, 5.2 asist ve 2.3 top çalma ortalamaları tutturmuştu.
Sam Perkins
Lakers formasıyla 1992’de 16.5 sayı 8.8 ribaund ortalamasıyla oynayan oyuncu All Star seçilememişti.
Happy Hairston
14.8 sayı ve 10.3 ribaund kariyer ortalamalarına sahip oyuncu 1969-70: 18.5 sayı ve 11.1 ribaund istatistiklerine karşın All Star olamamıştı.

Isaiah Rider
16.7 sayı kariyer ortalamasına sahip Rider 1994-95 sezonunda 20.4 sayı , 3.3 ribaund ve  3.3 asist ortalamasıyla oynamış ve All Star karmasına girememişti.
Jalen Rose
2002-03’de 22.1 sayı, 4.8 asist ve 4.3 ribaundla oynamış ve All Star kadrosunda yer alamamıştı.
Jason Terry
Hala Bucks kadrosunda yer alan Terry, Mavericks’in 2011 şampiyonluğunda büyük pay sahibiydi. 2008-09 yılında maçların büyük çoğunluğunda kenardan geldiği halde 19.5 sayı ortalamayla oynamış ancak All Star seçilememişti.

Monta Ellis
Hücum yönü çok etkileyici, başına buyruk ve düzen dışı bir oyuncu. Warriors bugünkü halinden çok uzakta ligin dibindeyken takımı sırtlayan isimlerden biriydi. 2009-10 sezonunda 25.5 sayı 5.3 asist ortalamasıyla oynamış ve All Star seçilememişti.
Hidayet Türkoğlu
Mehmet Okur’la birlikte NBA’de bizi en  iyi temsil eden oyuncuydu. Orlando Magic’in esas oyun kurucusu oydu ve takımın yıldızı Dwight Howard’ı besleyen oyuncuydu. 2009’da Finale çıkma başarısı gösterdi. 2007-2008 sezonunda 19.5 sayı 5.7 ribaund ve 5 asist ortalamasıyla elit oyuncular içinde yer aldı ancak All Star seçilemedi. O sezonun sonunda En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülü onun için teselli oldu.